Prof. Dr. Mehmet Özger seminerde estetik kavramını tarihsel bir perspektifle ele aldı. Sunumunda Antik Yunan’dan başlayarak Orta Çağ’a kadar uzanan süreçte estetik anlayışının evrimini detaylandıran Özger, Batı ve İslam dünyasının bu konudaki farklı bakış açılarına dikkat çekti. Özger, cami ve kilise mimarisini karşılaştırarak her iki yapının da toplumsal ve dini değerleri nasıl yansıttığını ortaya koydu. Camilerdeki boşlukların insanları Allah’a yakınlaştıran bir his uyandırdığını ifade ederken, kiliselerde ise figüratif temsillerin ön planda olduğuna dikkat çekti.
Seminerde İslam sanatında geometrinin önemine geniş yer verildi. Prof. Dr. Özger, Fuzuli’nin geometri çalışmaları üzerinden yaptığı açıklamalarda geometrinin kainattaki düzenin ve estetik anlayışın temel unsuru olduğunu vurguladı. Özger “Geometri, evrendeki varlıkların röntgenini çeker” diyerek, bu disiplinin sanatta ve estetikteki rolünü örneklerle açıkladı. Dairenin İslam estetiğindeki yerini ele alarak, nüzul (iniş) ve çıkış yayı kavramlarını insanın dünya ile ahiret arasındaki yolculuğuna bir metafor olarak açıkladı. Bu yaklaşımın İslam estetiğinde parça ve bütün arasındaki uyuma dayandığını ifade etti.
Seminerde İslam ve Batı estetiği arasındaki temel farklar detaylı bir şekilde ele alındı. Prof. Dr. Özger Batı sanatında figüratif temsillerin (resim, heykel gibi) ön planda olduğunu, İslam sanatında ise soyut unsurların tercih edildiğini belirtti. Minyatür sanatındaki perspektif eksikliğini, beşeri değil ilahi bir bakış açısına dayanan bir anlayış olarak açıklayan Özger, bu farklılığın estetik algının temelini oluşturduğunu dile getirdi.
İslam estetiğinin temelinde tevhid (birlik) ilkesinin bulunduğunu vurgulayan Özger, camilerin genellikle şehirlerin merkezinde ve dayanıklı taş malzemelerle inşa edilmesinin Allah’ın azametini temsil ettiğini söyledi. Buna karşın evlerin daha dayanıksız malzemelerden yapılmasının insan ömrünün kısalığına bir işaret olduğunu belirtti.
Seminerin önemli bölümlerinden biri de İslam estetiğinin edebiyattaki yansımalarıydı. Necip Fazıl’ın “Takvimdeki Deniz” şiirini ve Sezai Karakoç’un “Balkon” şiirini analiz eden Özger, bu eserler üzerinden İslam estetiğinin soyut anlayışını açıkladı. Batı estetiği etkisiyle yazılmış şiirler üzerinden de örnekler sunan Özger, bu eserlerin birey merkezli yaklaşımlarıyla İslam estetiğinden nasıl ayrıldığını ortaya koydu. Mesnevi’de geçen “Bişnev!” (Dinle!) ifadesi üzerinden İslam estetiğinin duyusal ve metafizik boyutlarına dikkat çekti.
Seminerin sonunda katılımcılarla soru-cevap bölümü gerçekleştirildi. Program Rektörümüz Prof. Dr. Mustafa Alican’ın, Prof. Dr. Mehmet Özger’e katkılarından dolayı teşekkür belgesi takdim etmesiyle sona erdi.